M'adamSanat
KitaplarFilmlerDizilerOyunlarSahne Sanatları
TezgahKafeSalonlarKöşeArama
HakkımızdaSSSTopluluk KurallarıKullanım KoşullarıGizlilikŞeffaflıkİletişim
Madamsanat Çocuk:GizlilikDestek
© 2026 Madamsanat — Türkiye'nin kültür-sanat platformu.
Veri kaynakları: TMDB · RAWG.io · ISBNdb · Google Books. TMDB tarafından onaylanmamıştır.
M'adamSanat
KitapFilmDiziOyunSahne
M'adamSanat
KeşfetKafeTezgahKöşeSalonlar
⋯
KeşfetKafeTezgahKöşeSalonlar
Cemal Süreya Şiirleri
5 kişi masada
Sevda Sözleri
Sevda Sözleri
Yürek Ki Paramparça (Şiir Çevirileri)
Yürek Ki Paramparça (Şiir Çevirileri)
Üvercinka
Üvercinka
Beni Öp Sonra Doğur Beni
Beni Öp Sonra Doğur Beni
100 Aşk Şiiri
100 Aşk Şiiri
Bu masadaki yazılar herkese açıktır ve arama motorlarında görünebilir.
lablanche
ÜVERCİNKA Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu kesmemeye Laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor Bütün kara parçalarında Afrika dahil Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma Yatakta yatmayı bildiğin kadar Sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor Bütün kara parçaları için Afrika dahil Senin bir havan var beni asıl saran o Onunla daha bir değere biniyor soluk almak Sabahları acıktığı için haklı Gününü kazanıp kurtardı diye güzel Birçok çiçek adları gibi güzel En tanınmış kırmızılarla açan Bütün kara parçalarında Afrika dahil Birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse değerlendiremez Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna diziyorlar Bütün kara parçalarında Afrika dahil Burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası Kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki Padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok Aklıma kadeh tutuşların geliyor Çiçek Pasajında akşamüstleri Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor Bütün kara parçalarında Afrika hariç değil Cemal SÜREYA
89gdüzenlendi
lablanche
Cemal Süreya, tarzını sevdiğim şairlerden biridir. Şimdilik masaya başka katılım olmadığı için sadece sevdiğim şiirlerini paylaşıyorum.
88g
lablanche
SİZİN HİÇ BABANIZ ÖLDÜ MÜ? Sizin hiç babanız öldü mü? Benim bir kere öldü kör oldum Yıkadılar aldılar götürdüler Babamdan ummazdım bunu kör oldum Siz hiç hamama gittiniz mi? Ben gittim lambanın biri söndü Gözümün biri söndü kör oldum Tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak Söylelemesine maviydi kör oldum Taşlara gelince hamam taşlarına Taşlar pırıl pırıldı ayna gibiydi Taşlarda yüzümün yarısını gördüm Bir şey gibiydi bir şey gibi kötü Yüzümden ummazdım bunu kör oldum Siz hiç sabunluyken ağladınız mı? Cemal SÜREYA
88gdüzenlendi
lablanche
AŞK Şimdi sen kalkıp gidiyorsun Git Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar Gitsinler Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun oturmuştu Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti Yoktu dünlerde evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz Sanki hiç olmamıştı Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı İstanbullular Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi ki sevmek Ki karaköy köprüsüne yağmur yağarken bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti Çünkü iki kişiydik Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız Seni bir kere öpsem ikinin hatrı kalıyordu İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde memelerin vardı Memelerin kahramandı sonra Sonrası iyilik güzellik Cemal SÜREYA
88gdüzenlendi
lablanche
8.10 VAPURU Sesinde ne var biliyor musun Bir bahçenin ortası var Mavi ipek kış çiçeği Sigara içmek için Üst kata çıkıyorsun Sesinde ne var biliyor musun Uykusuz Türkçe var İşinden memnun değilsin Bu kenti sevmiyorsun Bir adam gazetesini katlar Sesinde ne var biliyor musun Eski öpüşler var Banyonun buzlu camı Birkaç gün görünmedin Okul şarkıları var Sesinde ne var biliyor musun Ev dağınıklığı var İkide bir elini başına götürüp Rüzgarda dağılan yalnızlığını Düzeltiyorsun Sesinde ne var biliyor musun Söylemediğin sözcükler var Küçücük şeyler belki Ama günün bu saatinde Anıt gibi dururlar Sesinde ne var biliyor musun Söyleyemediğin sözcükler var Cemal SÜREYA
87gdüzenlendi
lablanche
ÜSTÜ KALSIN Ölüyorum tanrım Bu da oldu işte. Her ölüm erken ölümdür Biliyorum tanrım. Ama, ayrıca, aldığın şu hayat Fena değildir... Üstü kalsın... Cemal SÜREYA
86g
lablanche
BENİ ÖP SONRA DOĞUR BENİ Şimdi utançtır tanelenen sarışın çocukların başaklarında. Ovadan gözü bağlı bir leylak kokusu ovadan çeviriyor o küçücük güneşimizi. Taşarak evlerden taraçalardan gelip sesime yerleşiyor. Sesimin esnek baldıranı sesimin alaca baldıranı. Ve kuşlara doğru fildişi: rüzgarın tavrı. Dağ: güneş iskeleti. Tahta heykeller arasında denizin yavrusu kocaman. Kan görüyorum taş görüyorum bütün heykeller arasında karabasan ılık acemi - uykusuzluğun sütlü inciri - kovanlara sızmıyor. Annem çok küçükken öldü beni öp, sonra doğur beni. Cemal SÜREYA
86g
lablanche
KAN VAR BÜTÜN KELİMELERİN ALTINDA Posta arabalarından söz et bana Kan var bütün kelimelerin altında Ezop\'un şu lanetli dilinden söz et Kan var bütün kelimelerin altında Umulmadık birgün olabilir bugün Aslan kardeşçe uzanabilir kayalıklara Bir çay şöyle yağmurların kokusunda Kan var bütün kelimelerin altında İşte durup dururken surda Bir yelpaze gibi açıldı sesin Güzün en gürültülü kanadında Göğün en ince dalında Kan var bütün kelimelerin altında Umulmadık bir gün olabilir bugün Bir çeşme gibi akabilir cumartesi Çığlığındaki sessiz harfler Dün gecenin ağırlığıdır damarlarında Ne güzel konuşur sokak satıcıları Fötr şapkalarıyla ne kalabalıktırlar Ve çiçekçi kızların göğüsleri Daha suçsuzdur kırlangıç yumurtasından Kan var bütün kelimelerin altında Yaprağını dökecek ağaç yok burda Ama ışık sökebilir olanca renklerini Sürekli işbaşındadır belleğin Tanık şairler arasında Oyuncu arkadaşlar arasında Yolculuk bir kafiye arayabilir Atının kuyruğundaki düğümde Ölüm bir kafiye arayabilir Ak gömleğinde Yol bir kafiye arar ve bulur Dönemeçlerin benzerliğinde Kan var bütün kelimelerin altında Bir gül al eline sözgelimi Kan var bütün kelimelerin altında Beş dakka tut bir aynanın önünde Kan var bütün kelimelerin altında Sonra kes o aynadan bir tutam Beyaz bir tülbent içinde Koy iç cebine Bütün bir ömür kokar o ayna Kan var bütün kelimelerin altında İşte o kandır senin gülüşün Sızmıştır hayatın derinlerine Siyahtır orda kırmızıdır Daldan dala atlar Sever çocuklara anlatılan masalları Ama iş savunmaya gelince Yalnız alevi savurur Ve güneşin solmaz çekirdeğini Yalnız doruklarda Umulmadık bir gün olabilir bugün Kan var bütün kelimelerin altında Cemal SÜREYA
86g
lablanche
İKİ KALP İki kalp arasında en kısa yol: Birbirine uzanmış ve zaman zaman ancak parmak uçlarıyla değebilen iki kol Merdivenlerin oraya koşuyorum beklemek ki gövde gösterisi zamanın çok erken gelmişim seni bulamıyorum bir şeyin provası yapılıyor sanki Kuşlar toplanmışlar göçüyorlar keşke yalnız bunun için sevseydim seni Cemal SÜREYA
84gdüzenlendi
lablanche
GÜZELLEME Bak bunlar ellerin senin bunlar ayakların Bunlar o kadar güzel ki artık o kadar olur Bunlar da saçların işte akşamdan çözülü Bak bu sensin çocuğum enine boyuna Bu da yatak olduğuna göre altımızdaki Bak bende yalan yok vallahi billahi Sen o kadar güzelsin ki artık o kadar olur İşe bak sen gözlerin de burda Gözlerinin ucu da burda yaşamaya alışık İyi ki burda yoksa ben ne yapardım Bak çocuğum kolların işte çıplak işte Bak gizlisi saklısı kalmadı günümüzün Gözlerin sabahın sekizinde bana açık Ne günah işlediysek yarı yarıya Sen asıl bunlara bak bunlar dudakların Bunların konuşması olur öpülmesi olur Seni usulca öpmüştüm ilk öptüğümde Vapurdaydık vapur kıyıdan gidiyordu Üç kulaç öteden İstanbul gidiyordu Uzanmış seni usulca öpmüştüm Hemen yanımızdan balıklar gidiyordu Cemal SÜREYA
84gdüzenlendi
lablanche
BİR ÇİÇEK Bir çiçek duruyordu orda bir yerde bir yanlışı düzeltircesine açmış gelmiş ta ağzımın kenarında konuşur durur Bir gemi bembeyaz teniyle açıklarda güverteleri uçtan uca orman aldım çiçeğimi şurama bastım bastım ki yalnızlığımmış Bir başına arşınlıyor bir adam mavi treni keşke yalnız bunun için sevseydim seni Cemal SÜREYA
79gdüzenlendi
lablanche
EŞDEĞERİYLE YAN YANA Eşdeğeriyle yan yana yürürken cehennem sokağında birey olmak ve en inceldikten sonra ilkel sözcüklerle konuşmak seninle Saat beş nalburları pencerelerden madeni paralar gösteriyorlar yalnızlığı soruyorlar yalnızlık bir ovanın düz oluşu gibi bir şey Hiç bir şeyim yok akıp giden sokaktan başka keşke yalnız bunun için sevseydim seni Cemal SÜREYA
79gdüzenlendi
lablanche
METİNLERDE BULUŞTUK Metinlerde buluştuk kopkoyu deyimlerde koşut ve eş zamanlı okuduk kimi kitapları o arada iki de defterimiz oldu biri babasına daha çok benziyor Bir türlü kotarılamayan uğraş ç harfini daha yeni dönmüşüz gözlerimizde İbni Sina bozukluğu dostumuzsa Bodrum’da dönmez geri Uzaklardaydın oracıkta öbür kıtada keşke yalnız bunun için sevseydim seni Cemal SÜREYA
65gdüzenlendi
lablanche
KÜÇÜK ANNE Küçük anne kelepir kız bir şey söyle bana bana bir laf et ki binlerce onbinlerce görüntü anlatamasın Genceli Nizami’nin dediği gibi taşı onunla yıkasalar üzerinde akik biter Bakışların ki ikinci bir parıltı var senin bakışlarında keşke yalnız bunun için sevseydim seni Cemal SÜREYA
65gdüzenlendi
lablanche
GECE BİTKİLERİNDEN Gece bitkilerinden korkuyorum... Hayır, geceleri bitkilerden! Gizlenirken vurulmuş ulaklara ağıttır bana açtığın her telefon İki kalp arasında en kısa yol: Birbirine uzanmış ve zaman zaman ancak parmak uçlarıyla değebilen iki kol An ki fıskiyesi sonsuzluğun keşke yalnız bunun için sevseydim seni Cemal SÜREYA
64gdüzenlendi
lablanche
ADAM Adam şapkasına rastladı sokakta Kimbilir kimin şapkası Adam ne yapıp yapıp hatırladı Bir kadın hatırladı sonuna kadar beyaz Bir kadın açtı pencereyi sonuna kadar Bir kadın, kimbilir kimin karısı Adam ne yapıp yapıp hatırladı Yıldızlar kıyamet gibiydi kaldırımlarda Çünkü biraz evvel yağmur yağmıştı Adam bulut gibiydi, hatırladı Adamın ayaklarının altında Yıldızların yıldız olduğu vardı Adam yıldızlara basa basa yürüdü Çünkü biraz önce yağmur yağmıştı Cemal SÜREYA
62gdüzenlendi
lablanche
KISA TÜRKİYE TARİHİ I Şelaleye Düşmüştür Zeytinin dalı; Celaliyim Celalisin Celali. II Üç anayasa ortasında büyüdün: Biri akasya Biri gül Biri zakkum. III Türkiye'nin adı, Soyadı yasasından beri Atatürk adından Soyutlanamadı: 1930'lu yıllarda Etitürkiye; 1940'lı yıllarda Atetürkiye; 1950'li yıllarda Uditürkiye; 1960'lı yıllarda Ötetürkiye; 1970'li yıllarda Atatürkiye; 1980'li yıllarda Aditürkiye; Mavi yolculuklar var bir de O yunani o güzel yolculuklarda, Hemen her zaman: Adatürkiye. IV O yıllarda ülkemizde Çeşitli hükümetlerle Yetmiş iki dilden İkisi yasaklanmıştı: İkincisi Türkçe. V Kahvede subay yok, Bu nasıl iştir. Cemal SÜREYA
60gdüzenlendi
lablanche
"Ülke" şiiri uzunluğundan dolayı tek seferde gönderilmediği için ikiye bölerek paylaşıyorum:
55g
lablanche
ÜLKE Saat Çin'i vurdu birden: pirinççç Ben gittim bembeyaz uykusuzluktan Kasketimi eğip üstüne acılarımın Sen yüzüne sürgün olduğum kadın Karanlık her sokaktaydın, gizli her köşedeydin Bir çocuk boyuna bir suyu söylerdi, mavi Bir takım genç anneleri uzatırdı, bir keman Sen tutar kendini incecik sevdirirdin Bir umuttun bir misillemeydin yalnızlığa Yalnız aşkı vardır aşkı olanın Ve kaybetmek daha güç, bulamamaktan Sen yüzüne sürgün olduğum kadın Kardeşim olan gözlerini unutamadım Çocuğum olan alnını, sevgilim olan ağzını Dostum olan ellerini unutamadım Karım olan karnını ve önlerini Orospum olan yanlarını ve arkalarını İşte bütün bunlarını bunlarını Nasıl unuturum, hiç unutamadım Kibrit çak masmavi yanardı sesin Ormanlara ormanlara yüzünün sesi En gizli kelimeleri akıtırdı ağzıma Şu karangu şu acayip şu asyalı aşkın Soluğu kesen ağulayan ormanlarında Yaşadım o kısa ve korkunç hükümdarlığı Ve çarpıntılı yüreğim saçlarının akıntısında Karadeniz'e karışırdı, ordan Akdeniz'e Ordan da daha büyük sulara
55gdüzenlendi
lablanche
Geceyse, ay hemen tazeler minareleri Kur'an sayfaları satılan sokaklardan Ölüm bir çeşit sevgiyle uçar Ölüm uçar çocuk yüzlere Ben o sokaklardan ne kadar geçtim Damağımda dilinin yosunlu tadı Önce buğulu sonra cam gibi parlak, sonra buğulu yine Bir takım tavşanları andıran, bir takım su hayvanlarını Pazartesi günlerini ve haftanın öbür günlerini Yani salı çarşamba perşembe cuma cumartesi Bir başak ufak ufak bildirir Konya'yı O başakta o Konya'da seni ararım Ben şimdilerde her şeyi sana bağlıyorum iyi mi Altın ölçü çift ölçü ve altın karşılıksız para basma yetkisini Fırat'ın suyunu Palandöken'i Erzincan'ın düzünü, asma bahçelerin dibini Antalya'nın denizini o denizin dibini Beş türlü yengeç yaşayan sularında, çağanoz, adi pavorya çingene pavoryası, ayı pavoryası bir de çalpara Bilinir ne usta olduğum, içlenmek zanaatında Canımla besliyorum şu hüznün kuşlarını Sen kalabalıkta bulup bulup kaybettiğim kimya Yokluğun gayri şurdan şuraya geldi Bir günler şölenlerle egemen ülkende Şimdi iri gagalı yalnızlıklar dönüyor Nolur ağzından başlayarak soyunmaya Bir kez daha sür hayvanlarını üstüme üstüme Çık gel bir kez daha yıkıntılardan Çık gel bir kez daha bozguna uğrat Cemal SÜREYA
55gdüzenlendi
caglaralicioglu
hocam şiirler üzerine mi konuşuyoruz yoksa telifçilere karşı savaş açmışcasına cemal süreya şiirlerini mi ekliyoruz
20g
Sohbete katılmak için masaya otur.