Selam...Çocukluğumdan beri büyük bir Agatha Christie hayranıyım ve bütün eserlerini, hem Türkçe hem de İngilizce olarak okudum. Birçoğunu defalarca okudum ve bütün filmlerini, dizilerini izledim; tiyatro oyununa da gitmişliğim var. Christie kitapları, filmleri, dizileri, tiyatro oyunları hakkında konuşmak, tartışmak veya bilgi almak isteyen herkes masamıza katılabilir. Hoşgeldiniz. ❤️
Tabii tiyatro eseri olarak düşünüp yazdığı kitaplar var; en ünlüsü "the Mousetrap" (Fare Kapanı) örneğin.1952 yılında yayınlamış ve aynı yıl Londra'da sahnelenmeye başlamış oyun; prömiyerine kendisi de katılmış. 1952'den beri aralıksız olarak 73 senedir sahnelenmeye devam ediyor orada, perdelerini sadece 1 kez 2020-21'de pandemi sırasında geçici olarak kapatmıştı. Bu açıdan dünya rekoru sahibi hatta bu eser.
Dün aklıma geldi, unutmadan yazayım. Biliyorsunuz edebi eserleri de etkileyen bir politik doğruculuk akımı var; eski eserlerin hakaret ve ayrımcılık olarak görülen, örneğin ırkçılık olarak görülen öğeleri sosyal baskılar nedeniyle değiştiriliyor. Bu olay Agatha Christie'nin orjinal ismi "Ten Little Niggers" olan romanının da başına gelmişti. Bu arada belirteyim, Agatha Christie'nin en sevdiğim hikayesi de muhtemelen budur.
Bu kitabın Türkçesi de normalde, orjinal ismin çevirisi olan "On Küçük Zenci" idi. Şöyle komik bir durum var, Agatha Christe'nin hikayesinde aslında siyahi karakter de yok, ırkçılık da. Sadece hikayeyi, Septimus Winner isimli bir şair ve şarkı sözü yazarının 1868'de yazdığı bir tekerlemeden esinlenerek yaratmış Agatha Christie ve o tekerlemeyi de (nursery rhyme) kitapta kullanıyor, gizem ve olaylar bunun üzerinden gelişiyor. O yüzden de kitabın adı başta orjinal tekerlemeyle aynı adı taşıyordu. Tekerlemenin orjinali şuydu (Türkçe çeviriyi kopyalıyorum ve kitap için spoiler içermesi sebebiyle spoiler olarak gönderiyorum):
Söz konusu tekerleme "nigger" kelimesi nedeniyle ırkçı bulunduğu için, sonradan tekerlemedeki "zenci" kelimeleri "kızılderili" (indian) oldu ve kitap da "On Küçük Kızılderili" (Ten Little Indians) olarak basılmaya başlandı. 😀Bir zaman sonra bu da saygısız bulunduğu için, bu kez de kelime "asker oğlan" (soldier boy)'a çevrildi ve kitabın adı da "On Küçük Asker Oğlan" (Ten Little Soldier Boys) oldu. 😂
Fakat konu orada da kalmadı. Agatha Christie'nin ölümünden çok sonra yani yakın zamanda, 2000'li yıllarda o isim de beğenilmemeye başlandı, herhalde "Niye asker oğlan deniyor, hikayede kadınlar da var" dediler. 😅 O yüzden ismi komple değiştirdiler; yeni basımlar, filmler ve diziler "Ve Sonra Kimse Kalmadı" (And Then There Were None) ismiyle yayınlandı.
O yüzden en son "On Kişiydiler" gibi isimler verilmeye başlandı. Bundan sonra ne olur bilemiyorum; bir gün diğer sayılar açısından ayrımcılık olduğu düşünülürse bu da tepki çekebilir. 😂
😀 Hem en sevdiğim gizem/gerilim/polisiye öykülerinden biri olduğu için, hem de günümüzde bu politik doğruculuk konusu çok tartışıldığı için bunun üzerine konuşalım dedim.
Az önce bir "kenar" yazısında bahsi geçti; buraya not düşeyim: Agatha Christie'nin eserlerinin uyarlaması olan 2 tane uzun soluklu İngiliz dizisi vardır; biri ünlü dedektifi Hercule Poirot, diğeri de yine bir başka ünlü baş karakteri Miss Marple üzerine kuruludur. İlkinin adı "Agatha Christie's Poirot" ve birçok hikayesi bu 1989-2013 yılları arasında aralıklı olarak devam etmiş dizide yer alıyor. Başrolü oynayan David Suchet, filmler de dahil olmak üzere şimdiye kadarki aslına en yakın Poirot portresidir, adeta romanlardan fırlamış gibidir. Agatha-severlerin çok sevdiği bir dizi. İkincisinin adı da "Agatha Christie's Marple" ve 2004-2013 arası yayınlanmıştır, o da Miss Marple'ın çözdüğü davalardan oluşur.
Bunların dışında, Poirot ve Marple'ın yer almadığı bazı ünlü hikayelerinin de mini dizisi var. İlk aklıma gelenler, "And Then There Were None" (2015), "Agatha Christie's Seven Dials" (2026) ve bir de Poirot'nun yer aldığı "The ABC Murders" (2018). Ben son ikisini pek beğenmedim çünkü kitapları yansıtmıyorlardı; ama 2015 yapımı uyarlama, orjinal ismi "On Küçük Zenci / Ten Little Niggers" olan, bu masada da daha önce bahsettiğim favori romanıma oldukça sadık bir uyarlamadır.
Film olarak en iyi uyarlamalar ise bence son dönemde Kenneth Branagh'ın hem yönetip hem de Poirot karakterini oynadığı ilk iki film: "Doğu Ekspresinde Cinayet / Murder on the Orient Express" (2017) ve "Nil'de Ölüm / Death on the Nile" (2022). Bunlar cidden hikayelere oldukça sadık ve başarılı. Bunlardan sonra bir de 2023'te Christie'nin Türkçe ismi "Elmayı Yılan Isırdı", orjinal ismi ise "Halloween Party" olan romanına dayanan bir film çekti Branagh: "A Haunting in Venice". Fakat bu son uyarlamanın o kitapla pek ilgisi yok; Branagh orada değişik bir şeyler denemeye çalışmış, ben onu çok beğenmedim.
Şunu da not düşeyim: Yukarıda bir yerde bahsettiğim "Agatha Christie's Poirot" ve "Agatha Christie's Marple" dizilerinde bazı bölümlerde tanınmış İngiliz oyuncular da yer almıştır. Bir örnek olarak, Benedict Cumberbatch'in Miss Marple'ı canlandıran Julie McKenzie ile birlikte başrolü oynadığı "Murder is Easy" (Zehiri Kim Verdi) adlı 2009 yapımı bölümü söyleyebilirim.
Kitap tavsiyesi almak isteyenler için, Agatha Christie'nin en başarılı bulduğum hikayelerini, en beğendiğimden başlayarak tercih sırama göre listeliyorum:
1. On Küçük Zenci / On Kişiydiler (Ten Little Niggers / And Then There Were None) - Dedektif Yok
2. Doğu Ekspresinde Cinayet (Murder on the Orient Express) - Dedektif Hercule Poirot
3. Cinayet Alfabesi (The A.B.C. Murders) - Dedektif Hercule Poirot
4. Beş Küçük Domuz (Five Little Pigs) - Dedektif Hercule Poirot
5. Nil'de Ölüm (Death on the Nile) - Dedektif Hercule Poirot
6. Sonsuz Gece / Gece Yarısı Cinayeti (Endless Night) - Dedektif Yok
7. Ölüm Oyunu (Evil Under the Sun) - Dedektif Hercule Poirot
8. Üç Yanlış Üç Ceset (Hickory Dickory Dock) - Dedektif Hercule Poirot
9. Hercule Poirot'nun Noeli / Noelde Cinayet (Hercule Poirot's Christmas) - Dedektif Hercule Poirot
10. Şeytan Dönemeci (Taken at the Flood) - Dedektif Hercule Poirot
11. Lord Edgware'i Kim Öldürdü / Lord Edgware'in Ölümü (Lord Edgware Dies) - Dedektif Hercule Poirot
12. Üç Perdelik Cinayet (Three Act Tragedy) - Dedektif Hercule Poirot
13. Yedilerin Gizemi / Yedi Kadran Cinayeti ( The Seven Dials Mystery) - Dedektif Başmüfettiş Battle ve amatör dedektif Lady Eileen (Bundle) Brent
14. Briç Masasında Cinayet (Cards on the Table) - Dedektif Hercule Poirot
15. Sonuncu Kurban (Dead Man's Folly) - Dedektif Hercule Poirot
16. Güvercinler Arasındaki Kedi / Gece Gelen Ölüm (Cat Among the Pigeons) - Dedektif Hercule Poirot
17. Roger Ackroyd Cinayeti (The Murder of Roger Ackroyd) - Dedektif Hercule Poirot
18. Ölüm Sessiz Geldi / Styles Malikanesindeki Cinayet (The Mysterious Affair at Styles) - Dedektif Hercule Poirot
19. Cenazeden Sonra (After the Funeral) - Dedektif Hercule Poirot
20. Zehiri Kim Verdi (Murder is Easy) - Dedektif yok; Luke Fitzwilliam adlı karakter gizemi araştırıyor
21. Fare Kapanı / Üç Kör Fare (The Mousetrap / Three Blind Mice) - Dedektif Çavuş Trotter
22. İskemlede Beş Ceset (One, Two, Buckle My Shoe) - Dedektif Hercule Poirot
23. Elmayı Yılan Isırdı (Halloween Party) - Dedektif Hercule Poirot
24. Hollow Malikanesi Cinayeti / Ceset Katilini Arıyor (The Hollow) - Dedektif Hercule Poirot)
25. Dersimiz Cinayet (The Murder on the Links) - Dedektif Hercule Poirot
26. Cinayet İlanı / Ölüm İlanı (A Murder is Announced) - Dedektif Miss Marple
27. Cesetler Merdiveni / Kütüphanedeki Ceset (The Body in the Library) - Dedektif Miss Marple
28. Son Evdeki Tehlike (Peril at End House) - Dedektif Hercule Poirot
29. Uyuyan Ölüm (Sleeping Murder) - Dedektif Miss Marple
30. Esrarengiz Parmaklar / Cinayet Reçetesi (The Moving Finger) - Dedektif Miss Marple
31. 4:50 Treni / Trende Cinayet (4:50 From Paddington) - Dedektif Miss Marple
32. Esrarengiz Sanık / Koltuktaki Ölü (Sad Cypress) - Dedektif Hercule Poirot
33. Bayan McGinty'nin Ölümü (Mrs. McGinty's Dead) - Dedektif Hercule Poirot
34. Sıfıra Doğru / Ölüm Sessiz Geldi (Towards Zero) - Dedektif Başmüfettiş Battle
35. Ölüm Büyüsü / Kır At (The Pale Horse) - Dedektif yok; Mark Easterbrook ve Ariadne Oliver gizemi çözmeye çalışıyorlar
36. Ölüm Saatleri / Saatler (The Clocks) - Dedektif Hercule Poirot
37. Çarpık Evdeki Cesetler / Çarpık Ev (Crooked House) - Dedektif Charles Hayward
38. Mezopotamya'da Cinayet (Murder in Mesopotamia) - Dedektif Hercule Poirot
39. Ölümle Randevu (Appointment With Death) - Dedektif Hercule Poirot
40. Ve Perde İndi (Curtain: Poirot's Last Case) - Dedektif Hercule Poirot
Hayır, sadece tiyatro oyunu olarak sahnelenebilmiş şu ana kadar "The Mousetrap / Three Blind Mice" (Fare Kapanı / Üç Kör Fare) kitabı ve bunun da istisnai bir sebebi var: Zamanında Agatha Christie o eserin bütün telif ve yayın haklarını torununa hediye olarak devretmiş. Fakat bunu yaparken, eserin Londra'da sahnelenen ünlü tiyatro oyunu sona ermedikçe sinemaya ve televizyona uyarlanamaması şartını koymuş. Ve o tiyatro oyunu da 1952'den beri, pandemi döneminde geçici bir süre ara vermek zorunda kalması dışında kesintisiz olarak Londra'da aynı tiyatroda sahnelenmeye devam ettiği için (oyun 75+ yılla bu konuda dünya rekoru sahibidir) bu hikaye film olarak hala çekilemiyor.
Sadece youtube'da yerli ve yabancı çeşitli tiyatrolarda izleyici koltuğundan çekilmiş videoları izlenebiliyor oyunun; bazı tiyatro grupları full oyunu yüklemişler. Fakat Türkçe olanlar pek kaliteli değil; yalnızca Abd'de bir tiyatroda sahnelenmiş şu İngilizce oyun var düzgün bir prodüksiyon olarak: https://m.youtube.com/watch?v=F_3ZSoRV7aE&ra=m
Anladım teşekkür ederim. Şans eseri en son okuduğum kitap fare kapanı, daha geçen hafta bitirdim :) Cidden çok ters köşe bir sonu vardı ben hiç tahmin edememiştim. Tahmin edebilen çıkmaz bence kurgusu çok iyi.
O şöyle, hikayenin orjinal adı aslında "Three Blind Mice" yani "Üç Kör Fare". Agatha Christie bunu bir kısa hikaye olarak 1947'de yazmış, kitap önce bu isimle basılmış ve başta radyo tiyatrosu programlarında bu isimle okunuyormuş.
Daha sonra o kısa hikayeyi tiyatro oyunu formatına dönüştürüyor ve tiyatro oyunu olarak 1952'den itibaren, ismi değiştirilerek "The Mousetrap" yani "Fare Kapanı" ismiyle sahnelenmeye başlanıyor. Yani biri hikayenin, diğeri ondan uyarlanan tiyatro oyununun adı aslında ama temelde aynı hikaye yani, çok ufak farklar var.
Şunu da not düşeyim: Yukarıda bir yerde bahsettiğim "Agatha Christie's Poirot" ve "Agatha Christie's Marple" dizilerinde bazı bölümlerde tanınmış İngiliz oyuncular da yer almıştır. Bir örnek olarak, Benedict Cumberbatch'in Miss Marple'ı canlandıran Julie McKenzie ile birlikte başrolü oynadığı "Murder is Easy" (Zehiri Kim Verdi) adlı 2009 yapımı bölümü söyleyebilirim.
"Murder is Easy" (Zehiri Kim Verdi) adlı 2009 yapımı bir dizi bölümü olduğunu yazmıştım daha önce (Agatha Christie's Marple dizisinde); orada baş karakter Luke Fitzwilliam rolünü Benedict Cumberbatch oynuyordu.
Agatha Christie uyarlaması olarak en son çekilen yapımlardan biri de, 2023 yılında BBC'de iki bölümlük mini dizi olarak yayınlanmış olan "Murder is Easy" uyarlaması. Ve tabii ki sürpriz olmayacak bir şekilde, orada Luke Fitzwilliam'ı David Jonsson isimli siyahi aktör canlandırmış.
Karakteri "Nijeryalı bir diplomatik ataşe" olarak değiştirmişler, sırf siyahi oyuncu canlandırsın diye sanırım. 😅 Bu son yıllardaki, edebi eserlerdeki beyaz ırk karakterleri siyahi oyunculara oynatma trendi artık Agatha Christie uyarlamalarını da etkilemeye başladı yani.
Neyse ki o kitapta Hercule Poirot veya Miss Marple yok; yoksa ünlü yeşil gözlü, yumurta kafalı Belçikalı dedektifi gençliğinde lejyonerlik yapmış siyahi bir göçmen Fransız, tam bir eski tarz İngiliz kırsalı lady'si gibi tanımlanan bayan Marple'ı da Londra'da küçük bir çiçekçi dükkanı olan yaşlı bir Hint göçmen olarak falan izleyebilirdik. 😅
Tuppence kitapta nasıldı tam bilmiyorum, bir kitapta vardı bunlar kısa öyküydü galiba. Çok zaman oldu ama siyahi kökenli değildi bence kitapta Tuppence.
Siyahi bir karakter var mı ki Agatha’nın romanlarında? O zamanlar İngiltere’de pek Afrika kökenli göçmen de yokmuş, ama Agatha çok ülke gezmiş o yüzden olabilir de ama ana karakter değildir
Agatha Christie'nin, Tommy ve Tuppence çiftinin yer aldığı 4 romanı ve 1 tane de 15 kısa öyküden oluşan öykü derlemesi var. Bunlar başta çocukluk arkadaşı, sonra birlikte amatör olarak cinayet çözmeye başlıyorlar ve aşık olup evleniyorlar; sonraki kitaplarda evliler, daha ileri yaştalar ve çocukları var, artık profesyonel olarak çalışıyorlar (istihbarat teşkilatında ajan olarak görev alıyorlar). Bu çiftin hikayeleri daha çok ajanlık hikayesi gibidir, aksiyonludur, klasik Agatha Christie hikayelerinden biraz farklıdır. Ben o yüzden en sevdiklerim listesinde onlara yer vermedim, çünkü bana klasik Agatha Christie tarzı daha çok hitap ediyor. Fakat Tommy ve Tuppence kitaplarını da okudum, onlar da iyi, onlar da okumaya değer gayet zekice, kötü değil kesinlikle.
The Secret Adversary (Gizli Düşman)
N or M? (N veya M?)
By the Pricking of My Thumbs (Ölüm Büyüsü / Başparmağımdaki Sızı) Dikkat: "Ölüm Büyüsü" ismi benim yukarıdaki listemde yer alan, orjinal adı "the Pale Horse" olan kitap için de kullanılmış Türk basımlarında ama ikisi farklı kitaplardır.
Postern of Fate (Kader Kapısı)
Bu son kitaptaki bütün kısa öykülerde de aslında dedektifler Tommy ve Tuppence; fakat o kitapta orjinal bir şey denemiş Christie: Tommy ve Tuppence bir dedektiflik bürosu işletirken, her öyküde ünlü bir edebiyat dedektifini (Sherlock Holmes, Hercule Poirot vb.) taklit ederek davaları çözüyorlar. Yani bir parodi konsepti de var; Christie, dönemin ünlü dedektiflerini taklit eden çiftimiz üzerinden edebiyat dünyasıyla dalga geçiyor. 😀
O açıdan orjinal bir kitaptır aslında onu da listeme alabilirdim orjinalliği nedeniyle, ama ben liste değerini hikayelerdeki gizemlerin ve çözümlerinin etkileyiciliği üzerinden belirledim.
Tuppence kitapta nasıldı tam bilmiyorum, bir kitapta vardı bunlar kısa öyküydü galiba. Çok zaman oldu ama siyahi kökenli değildi bence kitapta Tuppence.
Hayır siyahilikle alakası yok tabii ki Tuppence'ın. 😅 Kitaplarda tam bir beyaz ırktan İngiliz kadınıdır, kızıl-kahve saçları ve gri gözleri vardır.
Siyahi bir karakter var mı ki Agatha’nın romanlarında? O zamanlar İngiltere’de pek Afrika kökenli göçmen de yokmuş, ama Agatha çok ülke gezmiş o yüzden olabilir de ama ana karakter değildir
Agatha Christie'nin hiçbir kitabında siyahi, hatta beyaz Avrupalılar dışında başka bir kökene sahip ana karakter yoktur. Siyahi karakterler sadece çok küçük yan rollerde veya arka planda figüran olarak karşımıza çıkar.
Hickory Dickory Dock (Üç Yanlış Üç Ceset) adlı hikayede ki benim çok sevdiğim öykülerden biridir, listemde 8. sırada yer vermiştim, Elizabeth Johnston adında Jamaikalı siyahi bir hukuk öğrencisi var örneğin yan rolde. Kitapta ırkçılık ve dönemin sömürgeci bakış açısı bu öğrenci karakteri üzerinden kısaca tartışılıyor ama hikayeye etkisi yok.
Onun dışında, Doğu Ekspresinde Cinayet veya Nil'de Ölüm gibi çok ünlü bazı romanlarında da karakterler seyahat ettikleri için, siyahi veya esmer yerel halkın olduğu ülkelerde otel çalışanı, gemi personeli, hizmetli ya da sokaklarda arka planda yer alan insanlar gibi figüran karakterler var, o kadar.
Agatha Christie'nin çeşitli kitaplara, filmlere ve dizilere konu olmuş olan 11 gün ortadan kaybolması hadisesi ile ilgili gerçekleri ve mitleri sorguladığım bir köşe yazısı paylaştım; profilimde notlar kısmında da var. Agatha ile ilgili mitler genelde İstanbul'daki Pera Palace Hotel ile ilişkilendirilir ve otelde 411 numaralı, zamanında yazarın birçok kez konaklamış olduğu oda "Agatha Christie Odası" olarak düzenlenmiştir. Ben de o odada 2 gün kalmıştım. Köşe yazısında görsel eklenmediği için paylaşamadığım bu odanın fotoğraflarını burada paylaşıyorum; ben çekmedim, internetten alınmıştır fakat birebir kaldığım oda.
Pera Palace Hotel'de zamanında orada konaklamış olan dünyaca ünlü başka insanların da odaları ve suitleri var; ben Agatha Christie odası dışında 601 no'lu Alfred Hitchcock suitinde de iki kez kaldım, orası çok daha gösterişli ve konforlu bir suit, otelin en güzel suiti o, eğer bir gün otelde kalmayı düşünen olursa ve maddi sıkıntı yoksa onu öneririm. Fakat Agatha Christie'nin yeri bende özel olduğu için onun odasında kalmak da çok hoşuma gitmişti. 😊
Bu arada, Kulüpler bölümündeki Agatha Christie kulübümüze katılabilirsiniz; arada Zoom üzerinden kitapları tartışma etkinliği de yapıyoruz, dün Fare Kapanı romanı üzerinde konuştuk.
Bir dahakine de Doğu Ekspresinde Cinayet’i tartışalım, o hikayede tartışmalı konular var. Poirot nun tercihi, adalet nedir nasıl uygulanmalıdır, kendin yargılarsan kişi bu hakkı kendinde görürse Tanrı kompleksine girer mi vb.
Agatha Christie'nin, Fare Kapanı yani Mousetrap dışında tiyatro oyunu olarak yazdığı bir başka ünlü eserinden de söz etmek istiyorum: Beklenmeyen Misafir (The Unexpected Guest).
Konusu: Michael Starkwedder isimli bir yabancı sisli bir gecede Güney Galler'deki bir malikaneye sığınır. İçeri girdiğinde, tekerlekli sandalyede oturan ev sahibi Richard Warwick'in vurularak öldürüldüğünü görür. Başucunda ise elinde dumanı tüten bir silahla karısı Laura Warwick durmaktadır. Kadın cinayeti itiraf etse de halini gören Starkwedder, kadını polise ihbar etmek yerine ona yardım etmeye karar verir. Polisin dahil olmasıyla birlikte malikanede yaşayan diğer aile üyelerinin, hizmetçilerin ve misafirlerin de aslında Richard'dan nefret ettiği ve hepsinin cinayet için güçlü birer motifi olduğu ortaya çıkar.
Bu eserin de yayın hakları, aynı Mousetrap'te olduğu gibi oyunun tiyatrolarda daha uzun süre kalmasını sağlamak amacıyla katı kurallarla korunduğu için bir İngiliz veya ABD yapımı film/dizi uyarlaması yok.
Selamlar.
İlkokulda Agatha Christie'nin "Doğu Ekspresinde Cinayet" adlı eserini okumuştum. Çok beğendiğimi hatırlıyorum. Nedendir bilmiyorum sonra hiçbir kitabını okumamışım.
Şimdi orijinal dilinde İngilizce olarak okumak istiyorum. Arkaik bir dil ya da ağır poetik bir tarz olmadığı sürece İngilizce kurgu metinleri okurken sıkıntı çekmiyorum.
Hangi sırayla ilerlememi tavsiye edersiniz acaba?
Öneri olarak diyorsanız, ben yukarılarda 40 kitaplık bir liste yazmıştım, en sevdiğim hikayeler sırasına göre. Ama tabii subjektif yani benim kendi sıralamam.
1920 - 1935 Arası Romanlar
The Mysterious Affair at Styles (1920)
The Secret Adversary (1922)
The Murder on the Links (1923)
The Man in the Brown Suit (1924)
The Secret of Chimneys (1925)
The Murder of Roger Ackroyd (1926)
The Big Four (1927)
The Mystery of the Blue Train (1928)
The Seven Dials Mystery (1929)
The Murder at the Vicarage (1930)
The Sittaford Mystery (1931)
Peril at End House (1932)
Lord Edgware Dies (1933)
Murder on the Orient Express (1934)
Why Didn't They Ask Evans? (1934)
Three Act Tragedy (1934)
Death in the Clouds (1935)
The A.B.C. Murders (1935)
1936 - 1945 Arası Romanlar
Murder in Mesopotamia (1936)
Cards on the Table (1936)
Dumb Witness (1937)
Death on the Nile (1937)
Appointment with Death (1938)
Hercule Poirot's Christmas (1938)
Murder is Easy (1939)
And Then There Were None (1939)
Sad Cypress (1940)
One, Two, Buckle My Shoe (1940)
Evil Under the Sun (1941)
N or M? (1941)
The Body in the Library (1942)
Five Little Pigs (1942)
The Moving Finger (1942)
Towards Zero (1944)
Sparkling Cyanide (1945)
Death Comes as the End (1945)
1946 - 1955 Arası Romanlar
The Hollow (1946)
Taken at the Flood (1948)
Crooked House (1949)
A Murder is Announced (1950)
They Came to Baghdad (1951)
Mrs McGinty's Dead (1952)
They Do It with Mirrors (1952)
After the Funeral (1953)
A Pocket Full of Rye (1953)
Destination Unknown (1954)
Hickory Dickory Dock (1955)
1956 - 1976 Arası Romanlar
Dead Man's Folly (1956)
4.50 from Paddington (1957)
Ordeal by Innocence (1958)
Cat Among the Pigeons (1959)
The Pale Horse (1961)
The Mirror Crack'd from Side to Side (1962)
The Clocks (1963)
A Caribbean Mystery (1964)
At Bertram's Hotel (1965)
Third Girl (1966)
Endless Night (1967)
By the Pricking of My Thumbs (1968)
Hallowe'en Party (1969)
Passenger to Frankfurt (1970)
Nemesis (1971)
Elephants Can Remember (1972)
Postern of Fate (1973)
Curtain (1975)
Sleeping Murder (1976)
Bunların dışında 14 tane de kısa öyküsü var, çoğu yine polisiye. Bu kısa öykülerin bazılarını daha sonra tiyatro oyununa çevirmiş. Onlar da kronolojik sıramalayla şu şekilde:
Kısa Öykü Kitapları
Poirot Investigates (1924)
Partners in Crime (1929)
The Mysterious Mr Quin (1930)
The Thirteen Problems (1932) – ABD'de "The Tuesday Club Murders" adıyla basıldı.
The Hound of Death (1933)
The Listerdale Mystery (1934)
Parker Pyne Investigates (1934)
Murder in the Mews (1937)
The Labours of Hercules (1947)
The Witness for the Prosecution and Other Stories (1948)
Three Blind Mice and Other Stories (1950) – The Mousetrap oyununun aslı olan öykü bu kitaptadır.
The Under Dog and Other Stories (1951)
The Adventure of the Christmas Pudding (1960)
Star Over Bethlehem and Other Stories (1965) – Dini temalı ve şiirsel öyküler içerir.
"Mary Westmacott" takma adıyla yazdığı Aşk-Dram Romanları
Giant's Bread (1930)
Unfinished Portrait (1934)
Absent in the Spring (1944)
The Rose and the Yew Tree (1948)
A Daughter's a Daughter (1952)
The Burden (1956)
Bir de Agatha Christie adventure-puzzle oyunlarından söz etmek isterim. Çeşitli eserlerinin, bir karakteri oynayarak gizemi çözmeye çalıştığınız macera-bulmaca tarzı detektiflik oyunları da var. Örneğin Doğu Expresinde Cinayet'in böyle bir oyun versiyonu var; Hercule Poirot'yu oynuyorsunuz yani yönlendiriyorsunuz. Bu oyunlarda genelde alternatif sonlar oluyor; yani hikayelerin sonunu biliyorsanız da oyunda yapacağınız tercihlerle farklı bir sona ulaşabiliyorsunuz, tabii sonunu bildiğiniz bir dedektiflik oyununu oynamak heyecanlı olmayacağı için böyle sürprizli yapmışlar çoğunu.
Örneğin "And Then There Were None" oyunu var. Aynı adlı kitabın Türkçesi "Ve Sonra Kimse Kalmadı" ya da "On Kişiydiler" son basımlarda (Orijinal eski ismi Ten Little Niggers/On küçük Zenci idi). Daha önce yazmıştım, bu benim en sevdiğim Agatha Christie romanıdır; oyununu da oynadım. Fakat ben İngilizce oynadım, Türkçesi var mı bilmiyorum.
Bu oyunda kitapta olmayan, Patrick Narracott adında bir tekne kaptanını canlandırıyoruz ve adada mahsur kalan 11. kişi olarak gizemi çözmeye çalışıyoruz. Dediğim gibi, burada katilin kimliği ve motivasyonu romandan farklı. Ayrıca oyunda yaptığımız tercihlere göre şekillenen 4 farklı son var. Farklı tercihlerle bazı karakterleri kurtarabiliyoruz örneğin. Kitabın orjinal sonu, oyunu bir kez bitirdikten sonra ödül (bonus) olarak sunuluyor.