M'adamSanat
KitaplarFilmlerDizilerOyunlarSahne Sanatları
TezgahKafeSalonlarKöşeArama
HakkımızdaSSSTopluluk KurallarıKullanım KoşullarıGizlilikŞeffaflıkİletişim
Madamsanat Çocuk:GizlilikDestek
© 2026 Madamsanat — Türkiye'nin kültür-sanat platformu.
Veri kaynakları: TMDB · RAWG.io · ISBNdb · Google Books. TMDB tarafından onaylanmamıştır.
M'adamSanat
KitapFilmDiziOyunSahne
M'adamSanat
KeşfetKafeTezgahKöşeSalonlar
⋯
KeşfetKafeTezgahKöşeSalonlar
Orhan Veli Şiirleri
3 kişi masada
Orhan Veli - Bütün Şiirleri
Orhan Veli - Bütün Şiirleri
Orhan Veli - Bütün Şiirleri
Orhan Veli - Bütün Şiirleri
Orhan Veli - Bütün Şiirleri
Orhan Veli - Bütün Şiirleri
Orhan Veli - Bütün Şiirleri
Orhan Veli - Bütün Şiirleri
Bu masadaki yazılar herkese açıktır ve arama motorlarında görünebilir.
lablanche
En sevdiğim Orhan Veli Kanık şiirlerini paylaşmaya başlıyorum.
64g
lablanche
ANLATAMIYORUM Ağlasam sesimi duyar mısınız, mısralarımda; dokunabilir misiniz, gözyaşlarıma, ellerinizle? Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, kelimelerinse kifayetsiz olduğunu bu derde düşmeden önce. Bir yer var, biliyorum; her şeyi söylemek mümkün. Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum; anlatamıyorum. ORHAN VELİ
64gdüzenlendi
lablanche
DAVET bekliyorum öyle bir havada gel ki vazgeçmek mümkün olmasın ORHAN VELİ
64g
lablanche
GÜZEL HAVALAR Beni bu güzel havalar mahvetti. Böyle havada istifa ettim, evkafdaki memuriyetimden. Tütüne böyle havada alıştım, böyle havada aşık oldum; eve ekmekle tuz götürmeyi böyle havalarda unuttum. Şiir yazma hastalığım hep böyle havalarda nüksetti; beni bu güzel havalar mahvetti. ORHAN VELİ
64g
lablanche
İÇKİYE BENZER BİR ŞEY VAR BU HAVALARDA İçkiye benzer bir şey var bu havalarda kötü ediyor insanı, kötü... Hele bir de hasretlik oldu mu serde; sevdiğin başka yerde, sen başka yerde... Dertli ediyor insanı, dertli. İçkiye benzer bir şey var bu havalarda sarhoş ediyor insanı, sarhoş. ORHAN VELİ
64g
lablanche
İSTANBUL'U DİNLİYORUM İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. Önce hafiften bir rüzgar esiyor; yavaş yavaş sallanıyor yapraklar, ağaçlarda. Uzaklarda, çok uzaklarda, sucuların hiç durmayan çıngırakları; İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. Kuşlar geçiyor, derken; yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık. Ağlar çekiliyor dalyanlarda, bir kadının suya değiyor ayakları; İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. Serin serin Kapalıçarşı, cıvıl cıvıl Mahmutpaşa, güvercin dolu avlular. Çekiç sesleri geliyor doklardan, güzelim bahar rüzgarında ter kokuları; İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. Başımda eski alemlerin sarhoşluğu, loş kayıkhaneleriyle bir yalı; dinmiş lodosların uğultusu içinde İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. Bir yosma geçiyor kaldırımdan; küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar. Bir şey düşüyor elinden yere, bir gül olmalı; İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. Bir kuş çırpınıyor eteklerinde; alnın sıcak mı, değil mi, bilmiyorum, dudakların ıslak mı, değil mi, bilmiyorum. Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından; kalbinin vuruşundan anlıyorum, İstanbul'u dinliyorum. ORHAN VELİ
64g
lablanche
DEĞİL Bilmem ki nasıl anlatsam; nasıl, nasıl, size derdimi! Bir dert ki yürekler acısı, bir dert ki düşman başına. Gönül yarası desem... Değil! Ekmek parası desem... Değil! Bir dert ki... Dayanılır şey değil. ORHAN VELİ
64g
lablanche
BEN ORHAN VELİ Ben, Orhan Veli. "Yazık oldu Süleyman Efendiye" mısra-i meşhurunun mübdii... Duydum ki merak ediyormuşsunuz, hususi hayatımı, anlatayım: Evvela adamım, yani sirk hayvanı falan değilim. Burnum var, kulağım var, pek biçimli olmamakla beraber. Bir evde otururum, bir işte çalışırım. Ne başımda bulut gezdiririm, ne sırtımda mühr-ü nübüvvet. Ne İngiliz kralı kadar mütevaziyim, ne de Celâl Bayar'ın sabık ahır uşağı gibi aristokrat. Ispanağı çok severim; puf böreğine hele biterim. Malda mülkte gözüm yoktur. Vallahi yoktur. Oktay Rıfat'la Melih Cevdet'tir en yakın arkadaşlarım. Bir de sevgilim vardır pek muteber; ismini söyleyemem edebiyat tarihçisi bulsun. Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım; meşgul olmadığım ehemmiyetsiz sadece üdeba arasındadır. Ne bileyim, belki daha bin bir huyum vardır. Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya? Onlar da bunlara benzer. ORHAN VELİ
64g
lablanche
BİRDENBİRE Her şey birdenbire oldu. Birdenbire vurdu gün ışığı yere; gökyüzü birdenbire oldu, mavi birdenbire. Her şey birdenbire oldu, birdenbire tütmeye başladı duman topraktan; filiz birdenbire oldu, tomurcuk birdenbire. Yemiş birdenbire oldu. Birdenbire, birdenbire; her şey birdenbire oldu. Kız birdenbire, oğlan birdenbire; yollar, kırlar, kediler, insanlar... Aşk birdenbire oldu, sevinç birdenbire. ORHAN VELi
64g
lablanche
DALGACI MAHMUT İşim gücüm budur benim; gökyüzünü boyarım her sabah, hepiniz uykudayken. Uyanır bakarsınız ki mavi. Deniz yırtılır kimi zaman, bilmezsiniz kim diker; ben dikerim. Dalga geçerim kimi zaman da, o da benim vazifem; bir baş düşünürüm başımda, bir mide düşünürüm midemde, bir ayak düşünürüm ayağımda... Ne haltedeceğimi bilemem. ORHAN VELİ
64g
lablanche
HÜRRİYETE DOĞRU Gün doğmadan, deniz daha bembeyazken çıkacaksın yola. Kürekleri tutmanın şehveti avuçlarında, içinde bir iş görmenin saadeti, gideceksin; gideceksin ırıpların çalkantısında. Balıklar çıkacak yoluna, karşıcı; sevineceksin. Ağları silkeledikçe deniz gelecek eline pul pul; ruhları sustuğu vakit martıların, kayalıklardaki mezarlarında, birden bir kıyamettir kopacak ufuklarda. Denizkızları mı dersin, kuşlar mı dersin; bayramlar mı seyranlar mı dersin, şenlikler cümbüşler mi? Gelin alayları, teller, duvaklar, donanmalar mı? Heeeey! Ne duruyorsun be, at kendini denize! Geride bekleyenin varmış, aldırma... Görmüyor musun, her yanda hürriyet! Yelken ol, kürek ol, dümen ol, balık ol, su ol; git gidebildiğin yere. ORHAN VELİ
64g
lablanche
CIMBIZLI ŞİİR Ne atom bombası Ne Londra Konferansı Bir elinde cımbız Bir elinde ayna Umurunda mı dünya! ORHAN VELİ
64g
lablanche
ESKİLER ALIYORUM Eskiler alıyorum Alıp yıldız yapıyorum Musiki ruhun gıdasıdır Musikiye bayılıyorum Şiir yazıyorum Şiir yazıp eskiler alıyorum Eskiler verip Musikiler alıyorum Bir de rakı şişesinde balık olsam ORHAN VELİ
64g
lablanche
SERE SERPE Uzanıp yatıvermiş, sere serpe; entarisi sıyrılmış, hafiften. Kolunu kaldırmış, koltuğu görünüyor; bir eliyle de göğsünü tutmuş. İçinde kötülüğü yok, biliyorum; yok, benim de yok ama... Olmaz ki! Böyle de yatılmaz ki! ORHAN VELİ
64g
lablanche
DALGA Mesut sanmak için kendimi Ne kağıt isterim, ne kalem Parmaklarımda sigaram Dalar giderim mavisinden içeri Karşımda duran resmin Giderim deniz çeker Deniz çeker, dünya tutar İçkiye benzer birşey mi var Birşey mi var ki havada Deli eder insanı, sarhoş eder? Bilirim, yalan, hepsi yalan Taka olduğum, tekne olduğum yalan Suların kaburgalarımdaki serinliği İskotada uğuldayan rüzgar Haftalarca dinmeyen motor sesi Yalan... Ama gene de Gene de güzel günler geçirebilirim Geçirebilirim bu mavilikte Suda yüzen karpuz kabuğundan farksız Ağacın gökyüzüne vuran aksinden Her sabah erikleri saran buğudan Buğudan, sisten, ışıktan, kokudan... Ne kağıt yeter ne kalem Mesut sanmam için kendimi Bunların hepsi...hepsi fasafiso Ne takayım, ne tekneyim Öyle bir yerde olmalıyım Öyle bir yerde olmalıyım ki Ne ışık, ne sis, ne buğu gibi İnsan gibi... ORHAN VELİ
64gdüzenlendi
lablanche
AYRILIŞ Bakakalırım giden geminin ardından Atamam kendimi denize, dünya güzel Serde erkeklik var, ağlayamam ORHAN VELİ
64g
lablanche
https://m.youtube.com/watch?v=xGN6mF9KHRo&pp=0gcJCWQCo7VqN5tD&ra=m
64g
lablanche
Müşfik Kenter'in şahane sesi ve yorumuyla Orhan Veli şiirleri..."Bir Garip Orhan Veli".
64g
kindwordsandagun
Kuyruklu Şiir Uyuşamayız, yollarımız ayrı Sen ciğercinin kedisi, ben sokak kedisi Senin yiyeceğin, kalaylı kapta Benimki aslan ağzında Sen aşk rüyası görürsün, ben kemik Ama seninki de kolay değil kardeşim, Kolay değil hani, Böyle kuyruk sallamak Tanrının günü.
64g
kindwordsandagun
en ilginç, özgün şiirleri yazan şair
64g
kindwordsandagun
Sevdaya Mı Tutuldum? Benim de mi düşüncelerim olacaktı, Ben de mi böyle uykusuz kalacaktım, Sessiz, sedasız mı olacaktım böyle? Çok sevdiğim salatayı bile Aramaz mı olacaktım? Ben böyle mi olacaktım?
64g
kindwordsandagun
Ahmetler Kimimiz Ahmet Bey, Kimimiz Ahmet Efendi; Ya Ahmet Ağayla Ahmet Beyfendi?
64g
kindwordsandagun
Delikli Şiir Cep delik cepken delik Yen delik kaftan delik Don delik mintan delik Kevgir misin be kardeşlik
64g
kindwordsandagun
Dedikodu Kim söylemiş beni Süheyla'ya vurulmuşum diye? Kim görmüş, ama kim, Eleni'yi öptüğümü, Yüksek kaldırımda güpegündüz? Melahat'i almışım da sonra Alemdara gitmişim, öyle mi? Onu sonra anlatırım, fakat Kimin bacağını sıkmışım tramvayda? Güya bir de Galataya dadanmışız; Kafaları çekip çekip Orada alıyormuşuz soluğu; Geç bunları, anam babam, geç; Geç bunları bir kalem; Bilirim ben yaptığımı. Ya o, Mualla'yı sandala atıp, Ruhumda hicranını söyletme hikayesi?
64g
kindwordsandagun
Sakın Şaşırma Gemliğe doğru Denizi göreceksin; Sakın şaşırma.
64g
lablanche
İSTANBUL TÜRKÜSÜ İstanbul'da Boğaziçi'nde, bir fakir Orhan Veli'yim; Veli'nin oğluyum, tarifsiz kederler içinde. Rumelihisarı'nda oturmuşum, oturmuş da bir türkü tutturmuşum: 'İstanbul'un mermer taşları, başıma da konuyor, konuyor aman, martı kuşları; gözlerimden boşanır hicran yaşları. Edalı'm, senin yüzünden bu halim.' 'İstanbul'un orta yeri sinema; garipliğimi, mahzunluğumu duyurmayın anama. El konuşur, sevişirmiş; bana ne? Sevdalı'm, boynuna vebalim!' İstanbul'da, Boğaziçi'ndeyim; bir fakir Orhan Veli, Veli'nin oğlu. Tarifsiz kederler içindeyim. Orhan VELİ
64g
lablanche
AŞK RESMİ GEÇİDİ Birincisi o incecik, o dal gibi kız; şimdi galiba bir tüccar karısı. Ne kadar şişmanlamıştır kim bilir, ama yine de görmeyi çok isterim. Kolay mı? İlk göz ağrısı. İkincisi Münevver Abla, benden büyük. Yazıp yazıp bahçesine attığım mektupları gülmekten katılırdı, okudukça. Bense bugünmüş gibi utanırım, o mektupları hatırladıkça. .............. çıkar .............. dururduk mahallede ......................... halde ............ yan yana yazılırdı duvarlara ................... yangın yerlerinde. Dördüncüsü azgın bir kadın; açık saçık şeyler anlatırdı bana. Bir gün de önümde soyunuverdi; yıllar geçti aradan, unutamadım, kaç defa rüyama girdi. Beşinciyi geçip altıncıya geldim. Onun adı da Nurinnisa. Ah güzelim, Ah esmerim, Ah. Canımın içi Nurinnisa. Yedincisi Aliye, kibar bir kadın. Ama ben pek varamadım tadına; bütün kibar kadınlar gibi küpe fiyatına, kürk fiyatına. Sekizinci de o bokun soyu. Elin karısında namus ara, kendinde arandı mı küplere bin. Üstelik ....... Yalanın düzenin bini bir para. Ayten'di dokuzuncunun adı. İş başında şunun bunun esiri, ama bardan çıktı mı kiminle isterse onunla yatar. Onuncusu akıllı çıktı, ....... gitti ......... Ama haksız da değildi hani. Sevişmek zenginlerin harcıymış, işsizlerin harcıymış. İki gönül bir olunca samanlık seyranmış ama, iki çıplak da olsa olsa bir hamama yakışırmış. İşine bağlı bir kadındı on birinci; hoş, olmasın da ne yapsın, bir zalimin yanında gündelikçi. .........leksandra Geceleri odama gelir, sabahlara kadar kalır. Konyak içer sarhoş olur, sabahı da işbaşı yapardı şafakla. Gelelim sonuncuya. Hiçbirine bağlanmadım ona bağlandığım kadar. Sade kadın değil, insan. Ne kibarlık budalası, ne malda mülkte gözü var. Hür olsak der, eşit olsak der. İnsanları sevmesini de bilir, yaşamayı sevdiği kadar. Orhan VELİ
64g
lablanche
Yukarıdaki şiir, Orhan Veli'nin öldüğünde ceketinin cebinden çıkan ve bir diş fırçasına sarılmış kağıda yazdığı son şiiridir. O yüzden bazı parçaları eksiktir, okunamamıştır.
64g
lablanche
https://m.youtube.com/watch?v=XkZLnSPvlGE&ra=m
64g
lablanche
ÖLÜME YAKIN Akşamüstüne doğru, kış vakti, bir hasta odasının penceresinde. Yalnız bende değil yalnızlık hali; deniz de karanlık, gökyüzü de, bir acayip, kuşların hali. Bakma fakirmişim, kimsesizmişim; - akşamüstüne doğru, kış vakti - benim de sevdalar geçti başımdan. Şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış; zamanla anlıyor insan dünyayı. Ölürüz diye mi üzülüyoruz? Ne ettik, ne gördük şu fani dünyada kötülükten gayri? Ölünce kirlerimizden temizlenir, ölünce biz de iyi adam oluruz; şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış, hepsini unuturuz. Orhan VELİ
62g
lablanche
BEDAVA Bedava yaşıyoruz, bedava; Hava bedava, bulut bedava; Dere tepe bedava; Yağmur çamur bedava; Otomobillerin dışı, Sinemaların kapısı, Camekanlar bedava; Peynir ekmek değil ama Acı su bedava; Kelle fiyatına hürriyet, Esirlik bedava; Bedava yaşıyoruz, bedava. Orhan VELİ
60g
lablanche
DENİZ Ben deniz kenarındaki odamda, pencereye hiç bakmadan dışardan geçen kayıkların karpuz yüklü olduğunu bilirim. Deniz, benim eskiden yaptığım gibi, aynasını odamın tavanında dolaştırıp beni kızdırmaktan hoşlanır. Yosun kokusu ve sahile çekilmiş dalyan direkleri sahilde yaşayan çocuklara hiçbir şey hatırlatmaz. Orhan VELİ
55gdüzenlendi
Sohbete katılmak için masaya otur.