Bu oyuna doğru bir zamanda denk geldiğimden mi, bilmiyorum ama el emeği göz nuru karakalem çizgilerle tasarlanmış, Alpler'de zifiri karanlıkta kaybolduğum bir köyde yolumu aramak, beni nevi şahsına münhasır bir deneyime sürükledi. İlham kaynağı olduğunu öğrenir öğrenmez, Jeremias Gotthelf'in Kara Örümcek'ini okumaya başladım. Oyun, benzerleri gibi elinizden tutmuyor, işime yarayacak bir sonraki şeyi bulmak veya hedefi tutturmak için Yaradana sığındığım, bilinmezlere koşturduğum anlar az değildi. Bulmaca, korku/gerilim, hayatta kalma, macera türlerine ait farklı unsurlar azar azar ancak dağınık değil, bütünü perçinleyen, oyunun otantik, sürreel atmosferine hizmet eden birer eşlikçi olmuş. Güçlü bir öykü temelli indie arayanlara öneririm.