Tesadüfen Steam indiriminde "Bu neymiş ki?" diye adının cazibesine kapılarak sepete attığım, Harlan Ellison'ın bilgisayar başındaki konforumuza dört koldan saldırmaya çalıştığı bu öyküsünü oynamak, bende ilk kez, şeylerin oyunlaştırılması değil de, oyunlaştırılan şeyin kendisinin (en azından benim için) daha önemli olduğuna dair açık bir farkındalığın oluşmasını sağlamıştı. Bir kısa öykünün, novella'nın, çizgiromanın oyun halini neden deneyimlemek isteyesiniz? Çünkü okurun kağıtla arasındaki ilişkiyi ikame eden, hatta sürklase eden bir eylemlilik var, bu öykünün kahramanı sizsiniz, o önemli kararı siz verdiniz, sorumluluk size ait. Bu pathos (ya da düpedüz aldatmaca), öykünün ağırlığı ile birlikte sizin de zihninizi haddinden fazla meşgul ederse, Dream Corridor'a da uğramanızı öneririm.