Büyük Buhran döneminde bir dans maratonu etrafında dönen, çarpıcı ve rahatsız edici bir roman. İnsanların para için seyirlik bir acıya nasıl dönüştürüldüğünü, çıkışsızlığı ve umudun sistematik biçimde nasıl tükendiğini anlatıyor. Gloria'nın karamsarlığı bir "kişilik kusuru" değil, içinde yaşadığı dünyanın bir teşhisi gibi sunuluyor. "Keşke yaşama gücü bulabilseydi" demek çok insani bir tepki ama McCoy bilerek bu umudu reddediyor okuru aynı duyguyla baş başa bırakıp sonra elinden alıyor. Yaralı atı vurmak şefkat sayılır ama insan at mıdır?