"Her Mantar Yenir Ama Bazıları Bir Kez Yenir"
Ünlü mikolog (mantar uzmanı) Jilber Barutçiyan'ın "Türkiye'nin Mantarları" kitabında geçen söz; "her mantar yenir ama bazıları bir ker yenir."
Çok iyi bildiğiniz mantarları bile eğer bilmediğiniz coğrafyadaysanız toplamaktan imtina edin. Mantarın şakası yok, kurcalayın oynayın ama iş yemeye gelince yörenin insanına dahi güvenmeyin.
Köyden herkesin böbrek rahatsızlığından öldüğü ama köyün ırsi sandığı, aslında adamların yıllardır mantardan zehirlendiği yöreler çok var ülkemizde. Onlar sanıyorlar ki mantarı yiyince hemen zehirleniyorsunuz, yıllarca insanların böbreklerini usul usul eritmiş ama haberleri yok.
Veya üç ay sonra zehirleyen mantarlar var. Aklınıza bile gelmez üç ay önce yediğiniz mantardan zehirlendiğiniz. Ne doktor anlar ne başka biri. Tık diye gidiverirsiniz.
İlla doğadan toplayıp yiyeceğim arkadaşım itirazın mı var diyorsanız da İstanbul dahil komple Karadeniz kuşağında yetişen kanlıca mantarı var. Ege'de de yetişiyormuş ama ben deneyimlemedim. Normalde renkli mantarlar genelde zehirli olur ama bunun turuncu, eski ve daha güzel tabirle kavuniçi rengi var, çok da lezzetlidir, onu ilk ve sonbahar aylarında yağmurdan hemen sonra toplayabilirsiniz. Bulması çok kolaydır ve zevklidir de, çam iğnelerinin altında parlar öyle tatlı tatlı.
Veya kültür mantarının bir çeşidi olan kestane mantarı var, kültür mantarı çok yapay geliyor diyorsanız kestane mantarı görüntü olarak doğadan toplanmışa benzer, lezzet olarak kültürden çok daha iyidir. Kültür ile aynı şekilde yetiştirilir ve pazarda, bazı marketlerde bulabilirsiniz. Kültürün daha kahverengi ve daha yuvarlak olanı diyebiliriz, görüntü itibariyle birbirine çok benzerler. Ondan alın hiç polemiğe girmeden gidin dağda bayırda yaktığınız ızgarada yapın.
Neden? Çünkü yukarda dediğimiz gibi mantarın şakası yok.
İşte bu üslupla yazılmış bir bilimsel kitap "Türkiye'nin Mantarları". Mantar toplamaya ilginiz varsa bir şekilde temin edin derim.