M'adamSanat
KitaplarFilmlerDizilerOyunlarSahne Sanatları
TezgahKafeSalonlarKöşeArama
HakkımızdaSSSTopluluk KurallarıKullanım KoşullarıGizlilikŞeffaflıkİletişim
Madamsanat Çocuk:GizlilikDestek
© 2026 Madamsanat — Türkiye'nin kültür-sanat platformu.
Veri kaynakları: TMDB · RAWG.io · ISBNdb · Google Books. TMDB tarafından onaylanmamıştır.
M'adamSanat
KitapFilmDiziOyunSahne
M'adamSanat
KeşfetKafeTezgahKöşeSalonlar
⋯
KeşfetKafeTezgahKöşeSalonlar
Geri
Köşe
klomin
20 Eylül 2026

Sadece Devam Etmek

İzledikten sonra içimde bir boşluk kaldığını itiraf etmeliyim. Siyah bir boşluk değil. Filmin renkleri gibi yıldızı gökyüzü altında sonsuza uzanan beyaz kar gibi bir boşluk. Sanki uzun zamandır unuttuğum bir şeyi hatırlatıyor gibi bir boşluk. Yeterli olmak, sevilmek ve kırılgan kalmanın aynı anda mümkün olduğu bir dünyayı hatırlamak gibi. Hikaye çok basit gibi görünüyor. Bir çocuk var. Kaybolmuş gibi. Bir köstebek, bir tilki ve bir at beliriyor kendi sırası gelince Hepsi bir araya geliyor. Büyük bir macera da yok, dramatik dönüm noktaları da yok. Sadece yürüyorlar. Konuşuyorlar. Birbirlerine bakıyorlar. Ve o bakışların, o kısa cümlelerin içinde modern hayatın en ağır yüklerini taşıyoruz hepimiz: Yalnızlık, yetersizlik hissi, "acaba birine yük mü oluyoruz" korkusu, sevginin utangaçlığı gibi toplumun görmezden geldiği şeyler. Köstebeğin cevabı hala zihnimde: "Ne olmak istiyorsun büyüyünce?" diye sorulunca "Kind" diyor. Nazik. İyi. Merhametli. Bu kadar. Dünya bize başarı, güç, görünürlük, mükemmellik satarken bir çizgi roman karakteri "nazik olmak yeter" diyor. Ve bir anda her şey yerli yerine oturuyor. Çünkü çoğu zaman en büyük cesaret, birine yardıma ihtiyacımızın olduğunu diyebilmek, en büyük güç, yeterli olduğumuzu diyebilmek. En büyük zafer ise, yolda düşüp kalktıktan sonra yine yürümeye devam etmektir. Tilkinin sessizliği de boşuna yazılan bir şey değil. Konuşmayı seçmiyor çoğu zaman. Çünkü bazı yaralar konuşarak değil, yanında durularak iyileşiyor. At ise en bilge olanıdır. En zor şeylerden birinin kendini sevmek olduğunu diyor. Ve bazen sadece kalkıp devam etmenin bile cesaret olduğunu ekliyor. Bu cümleleri duyunca insanın gözleri doluyor. Çünkü hepimiz sadece devam etmek halini biliyoruz. Sabah kalkmak, işe gitmek, gülümseyip iy olduğumuzu söylemek gibi içimize atmayı biliyoruz. Eser insan olmanın kırılgan bir şey olduğunu fısıldıyor. Ve bu kırılganlık utanç değil, bağ kurma imkanıdır. Birbirimize tutunmak için yaratılmışız. "Sen yeterlisin" demek, "seni görüyorum" demek, "seninle yürümek isterim" demek gibi şeyler basit görünüyor. Ama modern dünyada en nadir ve en değerli şeyler bunlar. Belki de bu yüzden bu kadar izlerken duygulanıyoruz. Çünkü film bize yeni bir şey söylemiyor. Eski, çok eski bir gerçeği hatırlaıyor. Sevgi, nezaket ve birlikte yürümenin hala mümkün olduğunu hatırlatıyor.
Alıntılar
The Boy, the Mole, the Fox and the Horse
The Boy, the Mole, the Fox and the Horse
Beğen
Kaydet
Paylaş
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...